Çiftlerde Temel İlişki Kontratı

Çiftlerde Temel İlişki Kontratı

Psikolojik Danışman Gaye Avşar /

Evli olsun olmasın, iki kişi bir arada olmaya başladığı andan itibaren,  günlük yaşamlarını düzenleyen davranışsal bir ilişki kontratı oluşturmaya başlıyorlar. Kişiler, ilişkilerini kendi açılarından sağlam, güvenli ve konforlu bir hale getirebilmek için gereksinim duydukları davranışları hem kendileri ortaya koyarlar hem de açık ya da örtük olarak ifade ederler. İtiraz gelmediği müddetçe de kabul edilmiş sayılır, kontrata kayıt edilir ve beklenti yaratır. Bu kontrat yazılı değildir, belki üzerinde açıkça konuşulmamıştır ve hatta taraflar farkında değildir ama soyut olarak var olmaktadır.

Her çiftin kontratının temel insani kabullere dayanan bölümleri olacağı gibi, kendi ilişkilerinin iç dinamiklerine has ögeleri de bulunur.

Örnek  1;
İlişkinin başında birkaç kere telefon çağrınızı meşgule aldı ve sonra uzun zaman aramadı. Fazla zaman geçirmeden bu konuyu gündeme getirdiniz. Israrcı oldunuz. İşi çok yoğun ama sizin de ona acil ihtiyacınız olabilir. Kabul etti. Zaten o da size kolayca ulaşabilmek istiyor.

*Siz ve eşiniz birbirinizi telefon ile aradığınızda mutlaka cevap vermeye çalışırsınız.

Ya da;

İlişkinin başında birkaç kere telefon çağrınızı meşgule aldı ve sonra da uzun zaman aramadı. Sesinizi çıkarmadınız ve bu durum halen devam ediyor.  Siz onun gün içinde iş hayatı nedeniyle başının kalabalık olduğunu kabul ediyor ve sorun etmiyorsunuz.  Fakat o ne zaman sizi arasa bulmak istiyor. Geçmişte sizin de onun telefonunu görmediğiniz, açamadığınız olmuştu. Bu duruma çok tepki gösterdiği için siz buna dikkat ediyorsunuz.

*Eşiniz sizi aradığında mutlaka telefonu açmalısınız. Ama eşiniz açmazsa bu normal kabul edilir.  

Örnek 2;
Evliliğinizin başlarında ev kirasını eşiniz yatırıyordu. Fakat bir ara çok işi vardı unuttu. Siz kendi hesabınızdan gönderdiniz. Sonra da ses çıkarmadı. Siz de devam ettiniz. Son 1 yıldır böyle. Zaten market alışverişini de siz yapıyorsunuz.

*Ev kirasını ve market alışverişini siz ödersiniz.

Ya da;

Evliliğinizin başlarında ev kirasını eşiniz yatırıyordu. Fakat bir ara çok işi vardı. Unuttu ya da o sırada nakit sıkıntısı oldu. Siz kendi hesabınızdan gönderdiniz. Market alış verişini de siz yapıyorsunuz. Bir sonraki ay başı geçip de kiranın ödenmediğini fark ettiğinizde onu uyardınız ve kirayı yatırmasını sağladınız.

*Ev kirasını eşiniz öder, market alış verişinin maddi sorumluluğu sizdedir.

Örnek 3;
Yeni görüşmeye başladığınız günlerde bir kere kokusundan rahatsız oldunuz. Sizinle buluşmadan önce yediği yemekte sarımsak varmış. (kokan yiyecekler, sigara vs.) Bunu dile getirdiniz.  Çok şaşırdı ve rahatsız oldu. Fakat bir daha böyle bir durum fark etmediniz. O günden sonra sizin bu duyarlılığınıza uygun davranıyor.

*Siz ve eşiniz birbirinizin basit duyarlılıklarına saygı gösteriyor ve dikkat ediyorsunuz.

Ya da;

Yeni görüşmeye başladığınız günlerde bir kere kokusundan rahatsız oldunuz. Sizinle buluşmadan önce yediği yemekte sarımsak varmış (ya da çok sigara kokuyor). Bunu dile getirdiniz. Çok şaşırdı ve rahatsız oldu.  Onu bu şekilde sınırlandıramayacağınızı, gerekirse biraz uzak durabileceğinizi söyledi. Size de yemenizi önerdi.

*Eşiniz kokulu yiyecekler tüketebilir, sigara içebilir. Eğer rahatsız oluyorsanız siz biraz uzak durursunuz.

Sadakat, iyi muamele, hoşgörü, yalan söylememek, sağlığa zararlı maddelerden uzak durmak, çocuk sahibi olmak her kontratın olmazsa olmazı gibi gözükse de öyle olmayabilir. Eşlerin bir öneriye, davranışa ilk rastladıklarında verdikleri tepkiye bağlı olarak kalıcılığı değişebilir.

Diyebiliriz ki, bu davranışsal sözleşmenin bir kısmı bilinçaltımıza dayanan ve otomatik olarak verdiğimiz tepkiler ile şekilleniyor. Sonra da kemikleşiyor. Hangi şehirde yaşayacağınız, çocuk isteyip istemediğiniz, eve geliş saatleri, evdeki iş bölümü, akrabalarla ilişkiler, boş zamanların nasıl geçirileceği,  anlaşmazlıkların nasıl giderileceği, ev bütçesinin nasıl düzenlendiği fark bile edilmeden iki kişi arasında şekillenerek ilişki kontratına kayıt ediliyor.

Anlaşmazlıkları nasıl ifade ettiğimiz/etmediğimiz, çatışmalarımızı nasıl çözdüğümüz/çözmediğimiz, hakkımızı nasıl aradığımız/aramadığımız bir süre sonra kendini tekrar eden bir yapıya bürünüyor.

Henüz ilişkinin başlarında iken birbirimizi kırmamak istediğimizden, nasıl ifade edeceğimizi bilemediğimizden ya da ileride nasıl olsa değişir zannettiğimizden konuşmadığımız, belirsizlik içinde bıraktığımız durumlar bir-iki tekrar sonrasında devamlılık arz eder hale geliyor. Çeşitli sebeplerle tepki vermediğimiz, ama sıkıntısını içimizde yaşadığımız, yalancı uyum da diyebileceğimiz bu ilişki tarzı, tatminsizlik, mutsuzluk, psikosomatik rahatsızlıklar doğuruyor.

Çift terapisi süreçlerinde sorun olarak ortaya konulan temaların bir kısmına bu çerçevede baktığımızda, çiftler bazen temel ilişki kontratında belirsizlik, bazen aşırı katı tutum, bazen de dengesizlik fark ediyor. Eşlerin kontratların değişebilir olduğunu akılda tutarak bu ögeleri ele almaları, değişim için bir yol haritası çizebiliyor. Ve içinde bulundukları duygu durumun zorlukları ile başa çıkarken de kolaylık sağlayabiliyor.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, evlilik öncesinde çiftlerin birbirlerinden beklentilerini,  çatışmalarını nasıl çözeceklerini,  hoşgörü bekledikleri alanları gerçekçi bir şekilde konuşmaları,  ilerideki hayal kırıklıklarını azaltacaktır. Temel ögeleri yazdıklarında ise belirli aralıklarla bunu hatırlamaları, değişiklikler yapmaları, yeni durumlara adaptasyonları açısından yardımcı olacak ve olası sürtüşmeleri en aza indirmelerini sağlayacaktır.

Yayımlandığı Tarih: 1 Aralık 2017