HANİ OKULU SEVECEKTİM

HANİ OKULU SEVECEKTİM

ÖNSÖZ I

`Biraz gayret etse olacak sanki…`, `Akıllı olduğu ortada ama neden yapamıyor?`, `Daha iyisini yapabileceğini biliyoruz…` bu ve benzer söylemleri sürekli çocuğunuz ya da öğrencileriniz için kullanıyorsanız, ya da sıklıkla işitiyorsanız, bu kitap size ışık tutabilir. Kitapta, son derece akıllı oldukları halde okulda başarısız olan ve ne sorunlarını çözümleyebilmiş ne de çevrelerindeki yetişkinler tarafından tam olarak anlaşılabilmiş tüm öğrencilerin ortak hikayelerinden söz edeceğiz.

Dikkat eksikliği, öğrenme bozukluğu ve sosyal beceri eksikliği olan çocuk ve gençlerle yaklaşık on sekiz yıldır çalışıyorum. Her biri ile uzun soluklu özel eğitim ve terapi çalışmalarına girdim. Birçoğu okulda oldukça başarısız idi. Ancak insanı hayrete düşürecek kadar başarılı oldukları yönlerine de sıklıkla tanık oldum. Yazı yazamayan ama kendinden üç yaş büyük ablasının matematik ödevlerine yardım eden bir matematik dehası; çarpım tablosunu ezberleyemeyen ama evdeki her elektronik eşyayı tamir edebilen bir elektronik ustası; ayakkabılarını bağlayamayan ama şiir yarışmalarında birincilikleri olan bir şair; okuyamayan ama girdiği her münazaradan başarı ile çıkan müthiş bir tartışmacı; dikkatini toparlayamayan ama madalyalar kazanan bir jimnastik şampiyonu; hiç arkadaşı olmayan ama sahneye çıkınca harikalar yaratan bir tiyatrocu gördüklerimin sadece bazıları idi… Mesleğimin ilk yıllarında bu `başarısız` çocukların üstün yönlerine tanık oldukça şaşırıyordum. Ama artık biliyorum ki onların her biri sıra dışı çocuklar. İçinde bulundukları öğrenci grubunda çok farklı kalıyorlar. Ancak, anlaşılırlarsa, işlenirlerse, keşfedilirlerse  parlayabiliyorlar. Şanssızlıkları, okul sistemlerinin ağırlıkla talep ettiği hafıza, ardışık ve mekansal düzenleme, ince motor, dil, yüksek düşünme becerilerinden birinde veya birkaçında zaafı olmak ve sistem gereği güçlü alanlarını okulda sergileyememek.

Bu çocukların sorunları ile baş edebilmeleri için enerjiye, yüreklendirilmeye, iyimserliğe ve sabıra ihtiyaçları var. Bu sorunlarla tek başına mücadele edebilen pek az çocuğa rastladım. Mücadelelerini sürdürebilmek için ne kadar çok destek alırlarsa ve anlaşıldıklarını, fark edildiklerini ne kadar hissederlerse o kadar başarılı oluyorlar. Bu nedenle önce aileleri, öğretmenleri ve sonra çevrelerindeki herkes tarafından anlaşılmaya ve desteklenmeye ihtiyaçları var. Bu desteği vermenin kolay olmadığı bir gerçek. Uzun soluklu bir soruna, uzun süreli destek vermek aileler için de, öğretmenler için de zor. Ancak çalışmalarım esnasında sorunu iyi tanıyan ailelerin, öğretmenlerin ve çevrenin destek süresinin ve kalitesinin arttığını gözlemledim. Böylece okul sorunlarını tanımayı kolaylaştırıcı olacağını ümit ettiğim bu kitabı yazmaya karar verdim. Kitap, deneyimlerim ve kaynakça bölümünde belirttiğim eserlerdeki bilgilerin harmanlanarak derlenmesinden oluşmuştur.

Bu kitabı aileler, öğretmenler, okulda başarısız olduklarını düşünen gençler ve konu ile ilgilenen herkes okuyabilir. Kolay okunabilmesi için mümkün olduğunca basit ifadeler ile yazılmıştır. Kitapta yer alan giriş öykülerinin her biri danışanlarımın yaşantılarına aittir. Öykülerdeki karakterlerin isimleri ve çevresel özellikleri değiştirilmiştir.

Her bir bölümü okuduktan sonra çocuğunuzun ya da öğrencinizin de bu konu ile ilgili güçlükleri olduğunu düşünüyor iseniz, ona basit bir özet yapmanız iyi olacaktır. Sizin çocuğunuzu ve öğrencinizi anlamanız kadar, onun kendi durumunu çözümleyebilmesi de önemlidir.

Kitabın yazımı esnasında başta editörüm Prof. Dr. Esra Aslan olmak üzere, bana destek veren tüm çalışma arkadaşlarıma, danışanlarıma, danışanlarımın ailelerine, öğretmenlerine ve bana bu çocuklarla çalışabilme için mükemmel bir ortam ve destek sağlayan Davranış Bilimleri Enstitüsü`ne teşekkür ederim.

Bu kitabın “Hani Okulu Sevecektim” diye düşünen ve okulda sorunları olan tüm öğrencilere, ailelerine ve öğretmenlerine yararlı olmasını diliyorum.

Olcay Güner, Klinik Psikolog
İstanbul, 2005

ÖNSÖZ II

Sevgili Okurlarım,

2005 yılından beri kitabıma gösterdiğiniz ilgi beni sevindirdi. Gerek anne babalar, gerek öğretmenler, rehber öğretmenler, gerekse çocukluğunu bu şekilde geçirmiş yetişkinler kitabı okuduktan sonra zihinlerinde okul ve öğrenme ile ilgili yepyeni bir pencere açıldığını ifade ettiler.

Ama beni en çok şaşırtan küçük okuyucularımdan gelen tepkiler idi. Zira daha çok yetişkin ve gençleri hedefliyor diye düşünerek kaleme aldığım kitabım, çocuklar tarafından da okunabiliyordu. Onlardan `Okurken, bizi anlayan biri var! diye düşündüm…`, `Bu kitabı acilen öğretmenime hediye etmem lazım, imzalar mısınız?…`, `Bu kitabın hepsini siz mi yazdınıııız? Ben bir sayfayı zor yazıyorum. Kaç gün sürdü ki…?` türünde aldığım içtenlik kokan yorumlar bana bir kez daha `İyi ki çocuklarla çalışıyorum.` dedirtti.

Hepinize ve yaşama sevincimi tazeleyen tüm çocuklara çok teşekkür ederim.

Olcay Güner, Klinik Psikolog
İstanbul, 2010
Yayımlandığı Tarih: 6 Mayıs 2017